|
|||||||
|
|
|
|||||
|
|
|||||||
Yaşam Boyu Öğrenme ve Kütüphaneler
Selma (Alpay) Aslan
Bundan iki ay kadar önce gerçekleşen TKD Konferansında sunduğum "Halk Kütüphanelerinin Toplumsal Rolü" konulu bildirimde, bilgi toplumunda varsılla yoksul arasındaki bilgi uçurumunu kapamaya ve insan haklarının temel ögelerinden olan bilgi edinme özgürlüğünün yaşama geçebilmesine katkıda bulunmak için halk kütüphaneleri kanalı ile Internet'in, evine bilgisayar alacak maddi olanağa sahip olmayanların yararlanmasına sunulmasının önemini vurgulamış ve pek çok ülkenin enformasyon politikalarında konuya yer verildiğini belirtmiştim. Söz konusu bildiride, bilgi toplumunda kütüphane hizmetlerini etkileyecek toplumsal eğilimler arasında yaşam boyu öğrenmeyi de saymıştım.
Bugün bu kavram üzerinde durarak, yaşam boyu öğrenmede kütüphanelerin rolünü irdelemek istiyorum. Mesleğimizin rol oynayabileceği her alanla ilgilenmemiz, konuyu inceleyip mesleki bakış açımız çerçevesinde değerlendirmemiz ve bunun sonucunda bu alana katkılarımızın neler olabileceğini tartışmamızın yararlı olacağı kanısındayım..
Yeaxlee'nin 1929'da ortaya attığı yaşam boyu eğitim anlayışını bir yana bırakırsak, yaşam boyu öğrenme kavramı da aslında çok yeni sayılmaz. Faure UNESCO tarafından 1972'de yayınlanan ve öğrenen topluma nasıl ulaşılabileceği konusunu ele alan Learning To Be adlı kitabında yaşam boyu öğrenmenin gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde eğitim politikasının ana kavramı olması gerektiğini öne sürmüştür. Faure'ye (Informal...) göre
Eğer öğrenme, süre ve çeşitlilik anlamında kişinin ve toplumsal,
ekonomik ve aynı zamanda eğitsel kaynakları ile bir toplumun tüm yaşam süresini kapsıyorsa, bu demektir ki, biz öğrenen toplum aşamasına gelene dek eğitim sistemlerimizi gözden geçirmekten de ötesini yapmak durumundayız.
Yeaxlee'den Faure'ye geçişte önemli bir kavram değişimi söz konusudur. Çünkü eğitim yalnızca planlanmış etkinlikleri kapsarken, öğrenme öğrenen kişiyle ilgili olup içsel bir bilişsel süreçtir. Tesadüfi ya da planlanmış eğitim etkinlikleri içinde olur.
Faure'nin görüşleri 1970'lerin ortalarından itibaren bazı ülkelerin eğitim politikalarına hakim olmaya başlamıştır. Ancak, daha çok sosyal demokratlar tarafından benimsenen modernist görüş, yaşam boyu öğrenme ve öğrenen toplum kavramlarını, sosyal politikalar çerçevesinde, etkin yurttaşlık, liberal demokrasi ve fırsat eşitliğini desteklemek için ele alırken, Ford sonrası ya da endüstri sonrası dönemde neoliberalistlerin benimsediği postmodernist anlayışta pazarlar, ekonomik zorunluluklar ve bireysel başarıyı vurgulayan bir yaklaşım söz konusudur. Burada ekonomi politikaları çerçevesi içinde ekonomik belirsizlik ortamında rekabet gücünün desteklenmesi söz konusudur. Fordcu ve Ford sonrası dönemin bir karşılaştırması bu değişimi net bir biçimde ortaya koyacaktır (Avis1996, s.73):
|
Fordcu Yaklaşım Ford Sonrası Yaklaşım
Ekonomi, rekabet ve üretim süreci
Korunan ulusal pazarlar Küresel rekabet Standartlaşmış ürünlerin toplu üretimi Esnek üretim sistemleri / küçük partiler / küçük pazar payı Bürokratik hiyerarşik yapı Daha yatay ve esnek yapılar Tam kapasiteyi kullanarak ve maliyet Yenilik, farklılık ve bazı işleri başkalarına düşürerek rekabet yaptırarak rekabet
İşgücü
Parçalanmış ve standartlaşmış görevler Esnek ihtisaslaşma / çoklu-becerilere sahip işçiler Düşük düzeyde güven / düşük düzeyde Yüksek güven / yüksek düzeyde yetki; yetki; çoğunluk üretim çoğunluk hizmet sektöründe / beyaz yakalılar sektöründe / mavi yakalılar Görev başında eğitim düşük; çoğu iş için Sürekli iş başında eğitim; bilgi sahibi çalışanlara çok az formal eğitim gerekiyor daha fazla talep Küçük bir yönetici ve meslek sahiplerin Yönetim ve mesleki bilgi gerektiren görevlerde den oluşan bir seçkinler grubu artış / sınıf İnsangücü pazarının geleceğini kestirmek Teknolojik değişim ve giderek artan ekonomik oldukça kolay belirsizlik nedeniyle insangücü pazarının geleceği konusunda tahmin yapmak güç
Politkalar ve ideoloji
Sendika dayanışması Sendika üyeliğinde azalma Sınıfa dayalı politik ilişki Sınıfa dayalı politikaların önemini yitirmesi Yer / sınıf / cinsiyete dayalı yaşam tarzları-Bölünme (Fragmentation) ve çoğulculuk; küresel köy nın önemli olması Dayanıklı tükerim mallarının toplu Bireyselleşen tüketim / tüketici tercihleri tüketimi.
|
Bu tabloyu özetlemek gerekirse Ford sonrası dönemde daha yatay kuruluşlar, çoklu beceriye sahip ve çabuk uyumlanan bir işgücü ve esnek üretim ağır basmakta olup bunlar, pazarlar, tüketim ve yaşam biçimine odaklıdır. Geçmişte yetişkin eğitimi kişisel gelişme ve sosyal hizmet ilkelerine dayanırken, günümüzde iş yaşamının gerekleri doğrultusunda kişisel değişim ve ekonomik kalkınma esas olmuştur.
Eğitim, tüm ülkelerin ulusal politikalarında daima önemli bir yer tutagelmiştir. Bunun neden böyle olduğu sanırım aşikardır. Her ne kadar adları pek anılmasa da kütüphaneler de eğitim sürecinin her aşamasında şöyle ya da böyle katkılı olurlar. Peki, bugün bazı ülkelerdeki meslektaşlarımız, neden yaşam boyu öğrenme alanında yerlerini tartışma gereği duyuyorlar.
Bunun nedenini sanırım oluşumunu birlikte yaşadığımız bilgi toplumunda aramak gerekiyor. Moore'un (1998, s.150) derli toplu özetlemesi ile
yeni bilgi ve iletişim teknolojilerinin bireyler, kurumlar ve ulus devletler üzerinde çok derin etkileri var. Bu teknoloji çalışma, öğrenme ve eğlenme alışkanlıklarımızı; bireyle devlet arasındaki ilişkileri; iş ve ticaret dünyasının karakteristiklerini değiştiriyor ve uzun erimde yüzyıllardır evrilegelmiş olan kültürlerimizin özelliklerini de değiştirecek.
Beş yıl önce yalnızca Singapur net bir enformasyon ve enformasyonun toplumda kullanımı ile ilgili politikaya sahipken bugün hemen hemen tüm ülkeler enformasyon politikalarını belirlemiş durumdalar. Bilgi toplumunda ekonominin bilgiye dayalı olması, hızlı değişim ve iletişim ve enformasyon teknolojilerinin sunduğu olanaklar eğitim politikalarını etkiliyor. Bilgi toplumunun temelinde bilgili insan var. Yani insanların öğrenmeyi bir yaşam tarzına dönüştürmeleri gerek. Bu ögeler bir araya gelince ister istemez, öğrenen toplum ve yaşam boyu öğrenme gibi kavramlar bir kez daha öne çıkıyor. Beşikten mezara bilgi ve beceri edinmeyi isteklendiren; yaratıcılık ve hayal gücünü ön plana çıkaran; araştırıcı bir kafa yapısı ve öğrenme sevgisi aşılayan bir yaklaşım söz konusu (Blunkett). Çeşitli ülkelerin strateji belgelerindeki ortak noktalardan biri, yaşam boyu öğrenimin, yeni küresel ekonomi düzeninde rekabet gücüne sahip olma açısından hayati bir öneme sahip olduğu vurgusudur. Yani postmodernist bir yaklaşımla yaşam boyu öğrenme ögesi işleniyor.
Evet, bu yeni ortam sürekli yeni bilgiler edinmeye, yeni beceriler kazanmaya hazır ve kendi inisiyatifi ile yeni bilgiler edinen, beceriler kazanacak bireyler gerektiriyor. Bu gereksinimlerin karşılanabilmesi için de, aslında içeriğine baktığımızda, aşina olduğumuz, mesleki öğretim, yüksek öğrenim, yetişkin öğretimi, meslek içi eğitim gibi ögeleri kapsadığını görüyoruz. Yeni olan bilgi toplumunun getirdiği yaşamımızı hem evlerimizde hem de işte etkileyen hızlı değişime ayak uydurabilme gereksinimi karşısında öğrenmeyi bir yaşam tarzı olarak süreklilik içinde benimsemek ve ayrı ayrı düşündüğümüz, yukarıda saydığım eğitim türlerini bir bütünün parçaları olarak görmek. Örneğin İngiltere'de okullarda verilen eğitimde enformasyon ve iletişim teknolojilerinin etkin kullanımı için politikaları belirleyen ve bir eğitim ağının temelini oluşturan Öğrenme için Ulusal Şebeke (National Grid for Learning) programı ile ilgili belgelerde bile yaşam boyu öğrenime değinmeler görülmekte ve bu belgede ileriki aşamalarda bu şebekenin yaşam boyu öğrenim programları çerçevesinde de kullanımından söz edilmektedir. Bu vesile ile okullar için geliştilen Öğrenim için Ulusal Şebeke programında içerik yaratma sorumluluğunun Kütüphane ve Enformasyon Komitesi'ne verildiğini de belirtmekte yarar var.
ABD'ye baktığımızda eğitim alanında net biçimde ifade edilmiş altı hedef görüyoruz: nüfusun % 90'nının lise düzeyinde eğitim alması, matematik ve bilimde egemenlik, tüm yetişkinlerin okur yazar duruma gelmesi, güvenli ve uyuşturucudan azade okullar, zorlayıcı konu alanlarında giderek artan bir rekabet ve okula başlayan her çocuğun öğrenmeye hazır olması. İş dünyası ile ilgili olarak da problem çözme becerisi, iş becerilerinin geliştirilmesi, hizmet sunumu alanında çalışanların ürün ve hizmetleri sürekli geliştirebilmeleri için güçlendirilmesi ve böylece yüksek gelirli, yüksek değer verilen "yeni iş" anlayışı. Ulusal Enformasyon Altyapısının bu hedeflere ulaşmada katkılı olacağına inanılıyor. Yapılan bir çalışmaya göre bilgisayara dayalı eğitim % 30 oranında daha düşük bir maliyetle, % 40 oranında daha az bir zamanda % 30 artış sağlıyor ve böylece maliyet açısından etkin bir alternatif oluşturuyor (National.., 1994). Bu strateji üzerine yorum yapan Bruce Tonn, yaşam boyu öğrenimi toplumun dingil çivisi diye adlandırarak, ekonomik zenginlik, etkili ve etkin bir sağlık sistemi, insanların barış içinde bir arada yaşamasının ana ögesi olarak belirliyor ve eğitimin, geleneksel sınıf içi etkinliklerden açık öğretime ve yeniden eğitilmeye uzanan bir yelpazede yaşam boyu süreceğini vurguluyor (1994).
İngiltere'de belki de eğitim ve istihdam alanlarının tek bir bakanlığın sorumluluğu altında olmasından kaynaklanan bütüncül bir yaklaşım yaşam boyu öğrenme resmi Web sayfasına girildiği anda göze çarpıyor (http://www.lifelonglearning.co.uk). Sayfayı ziyaret etmeye zamanı olamayanlar olabileceği düşüncesi ile başlıkları aktarmak istiyorum. Yetişkin ve Cemaat Öğrenimi Fonu bilgileri ve başvuru formu, okul sonrası temel beceriler konusunda danışmanlık veren Moser Group'a bağlantı, yaşam boyu öğrenme, mesleki eğitimle mesleki eğitim ve yüksek öğrenim konularında resmi görüşleri içeren belgeler (Learning Age , Further Education for the New Millenium; response to the Kennedy ve Higher Education for the 21st Century; Resposce to the Dearing Report), bireysel öğrenimle ilgili çevrimiçi bir haber bülteni vb. raporlar, duyurular. Zorunlu temel eğitimle ilgili bilgiler bu sayfanın dışında tutulmuş. Yaşam boyu öğrenme ile ilgili çalışmalar Bireysel Öğrenme ve Endüstri Üniversitesi birimleri tarafından yürütülüyor.
Açık ve uzaktan öğrenme için yeni kurulan Endüstri Üniversitesi, iş alanında rekabet gücünü ve bireyin işbulma olanaklarını artırmak amacıyla oluşturulan bir kamu ve özel sektör ortaklığı. İş çevreleri, eğitimciler ve diğer kuruluşlarla işbirliği içinde modern teknolojileri kullanarak öğrenciye uygun yer ve zamanda, okuma-yazmadan iş yönetimine kadar çeşitli alanlarda öğrenme olanağı sunmayı hedefliyor. Öğrenme yeri, ev, işyeri ya da ulusal öğrenme merkezleri ağı olacak. Öğrenme merkezlerinin bir kısmı kütüphanelerde yer alıyor.
1996 Avrupa'da yaşam boyu öğrenme yılı olarak ilan edilmişti. (1996 The European ..)Yıl boyunca hedeflenen kitlelere bakılınca adeta bir seferberlik açıldığı ve toplumun çok geniş bir kesiminin bu seferberliğe dahil edilmek istendiği ortaya çıkıyor: tüm eğitim kuruluşları, gençlik, kadınlar, yaşlılar, küçük ve orta ölçekli işletmeler gibi gruplar ve bunun yanında bakanlar, politikacılar, görüş oluşturmada önderlik edenler, uluslurarası kuruluşlar, bölgesel ve yerel yönetimler, ticaret odaları, sendikalar, fırsat eşitliği ile ilgili ve ayrımcılığa karşı savaşım veren örgütler. Yaşam boyu öğrenmenin yararlarının iyice anlaşılması ve politika belirleyicilerin eğitim sistemlerinin bu yeni gereksinimleri nasıl karşılayacağını tartışabilecekleri bir ortam yaratılması amacını güden bu kampanyanın temaları Avrupa'nın konuya yaklaşımına ışık tutmaktadır:
* yaşam boyu öğrenime temel oluşturacak "öğrenmeyi öğrenme" ögesi taşıyan bir yüksek kaliteli genel eğitim
* tüm gençlere, çalışma yaşamına geçişi kolaylaştıracak ve daha öte kişisel gelişime temel olacak mesleki nitelikler kazandırmak
* sürekli eğitimi teşvik etmek
*eğitim kuruluşları ile ekonomik dünya arasında işbirliği
* gençlerin öğrenme konusunda isteklendirilmesinde ebeveynlerin oynayabilecekleri rolü daha iyi kavrayabilmelerini sağlamak.
1996 yılı boyunca Avrupa'da 550'si Birlik'ten finansman almak üzere binlerce projenin yürütülmüş olması bu bölgede konuya verilen önemi ortaya koymaktadır. Bu yıl içinde yürütülen projelerin ötesinde Leonardo da Vinci, Socrates gibi uzun vadeli projeler halen devam etmektedir.
Yaşam boyu öğrenmenin ön plana çıktığı diğer bir bölge ise Uzak Doğu'da Filipinler, Çin, Endonezya, Kore, Malezya ve Japonya gibi ülkeler (http://www.lifelong-learning.org).
Konunun içeriği ve önemini kısaca özetlediğim bu aşamada biraz da kütüphanelerin yaşam boyu öğrenmede rollerinin ne olduğu ve ne olabileceğine değinmek istiyorum.
ABD'de bir araştırma kuruluşu olan Ortaöğrenim sonrası Eğitim, Kütüphaneler ve Yaşam boyu Öğrenme Ulusal Enstitüsü (National Institute on Postsecondary Education, Libraries and Lifelong Learning) konuyla ilgili olarak araştırılması gereken alanları saptamak amacını güden bir konferansta halk kütüphanecileri, müzeler, okuma yazma öğretimi veren gönüllüler, kooperatif yayım hizmetleri, televizyonlar, din kuruluşları, sağlık hizmetleri ve gençlik kuruluşlarından temsilcileri bir araya getirmiştir. Konferansla ilgili yayın
Halk Kütüphaneleri ve Cemaate dayalı eğitim: Yaşam boyu öğrenim için bağlar kurmak (Public Libraries and Community-Based Education: Making the Connection for Lifelong Learning) adını taşıyor. Kuruluşun adında kütüphanelerin de geçmesi bu ülkede yaşam boyu öğrenimde kütüphanelerin önemli bir rol oynamasının beklendiğini gösteriyor. Ancak bildirilere baktığımızda kütüphanelerin bazı sorunları olduğu ortaya çıkıyor. Bildirilerden biri kırsal kesimde bağımsız hizmet veren halk kütüphaneleri ile ilgili olup bu tür kütüphanelerde bugüne kadar daha çok çocuklar ve kadınlara hizmet verildiği, finansman sorunları olduğu ve çalışan elemanların akademik mesleki eğitime sahip olmadıkları, ayrıca kırsal kesimin nispeten tutucu yapısı olduğu belirtilmekle birlikte yetişkinlere yönelik, bilgisayar kursları, iş çevreleri için toplantılar gibi çeşitli etkinliklerin yapıldığı ve kütüphanecilerin bu alanda çalışma fikrine alışmaya başladıkları vurgulanıyor (Vavrek, 1995). Van Fleet ise halk kütüphanelerinin yaşam boyu öğrenenler için bir ana erişim noktası olduğunu vurgulayarak, cemaate dayanan ve yerel olarak desteklenen bu kütüphanelerin bağımsız öğrenciler, materyaller, programlar ve diğer cemaat kuruluşları arasında bağlar kurduğunu ve topluluğun her kesimi için ortak bir mihenk taşı sağladığını savlıyor. Bu konferansın sonunda katılımcılar cemaate dayalı eğitimle ilgili araştırmaların disiplinlerarası nitelik taşıması nedeniyle ortak yürütülmesinde yarar olduğu ve cemaatin çeşitli tanımlarını kapsaması gerektiği, öncelikle mevcut programların ve bunlara kimlerin neden katıldığının bir envanterinin yapılması gerektiği sonucuna varmışlardır.
Yeni İşçi Partisi hükümetinin 1997'de tartışmaya açtığı ve eğitim politikalarını içeren Learning Age, İngiliz kütüphanecileri tarafından heyecanla karşılandı. Bu belgede okullar, mesleki okullar, yüksek öğrenim kuruluşları yanında halk kütüphanelerinin yaşam boyu öğrenimde oynayacakları rollere yer verilmiştir. Ayrıca bu kütüphanelerle ilgili olarak kütüphanelerin dijital içerik yaratabilmeleri ve akademik ağ benzeri bir halk kütüphaneleri ağı kurulması için fon ayrılacağı belirtilmiştir. Konuyla ilgili çalışmalar büyük bir hızla başlamış olup Eğitim ve İstihdam Bakanlığı, Earl Konsorsiyumu ile Öğrenme için Enformasyon adlı kuruluştan halk kütüphanelerinde kullanım ve yaratılan etki üzerine bir araştırma yapılmasını istemiştir. Roddy Shepherd'a göre üzerinde durulması gerekli konular ve ortaya çıkan fırsatlar şunlardır:
İşbirliği ve ortaklıklar. Elektronik ağların yayılması daha fazla fırsat yaratacaktır. Hiç bir kuruluş öğrenme devrimini bir başına gerçekleştiremez.
Yayılma ve çeşitlilik. Daha fazla sayıda öğrenci söz konusudur. Bu öğrenenler kitlesi daha fazla çeşitlilik gösterecektir.
Katılımın genişlemesi. Eğitimle ilgili, toplumsal ve ekonomik politikalarda bu temel bir öge. Meslek grubu eğitim olanakları açısından dezavantajlı durumda olanlara ve eğitimden uzaklaşmış olanlara nasıl ulaşabilir.
Erişilebilirlik ve esneklik. Bu öğrencilerin gereksinimleri ve koşullarına uygun öğrenme olanaklarının yaratılması ile ilgilidir. Gerek fiziksel gerekse elektronik ortamda erişim ve evinden erişemeyene olanak sağlamak konusunda yönetim konusu işlenmelidir.
Katılımcı (inclusive) öğrenim. Özel öğrenme zorluğu olanlarla özürlülere sunulan olanakların geliştirilmesi. Bununla ilgili olarak örnek uygulamaların paylaşılması önem taşımaktadır.
Enformasyon ve öğrenme teknolojisi/iletişim teknolojisi. Kütüphanecilerin teknolojinin öğrenmeyi nasıl kolaylaştıracağı ve aktaracağını en iyi şekilde anlamaları gerekmektedir.
Mesleki beceriler. Yaşam boyu öğrenme kütüphanecilik eğitimi üzerinde derin etkiler yapacaktır. Yaşam boyu öğrenme ile ilgili diğer mesleklerden kişilerin uzmanlıkları, becerileri ve formasyonları ile bağlantılı olarak kütüphanecilerin bilgi, beceri ve formasyonlarının neler olması gerektiğini ortaya koymaları gerek. (1998, s.251).
Türkiye'ye gelince 7. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda iki temel yapısal değişim projesinden birincisi olan insan kaynaklarını geliştirme altprojesinin en öncelikli ögesini eğitim reformu oluşturmaktadır. Ekonomik rekabet gücü kavramı burada da ağırlık taşımaktadır. Yaşam boyu öğrenme terimi kullanılmamakla birlikte şu tümce benzer bir yaklaşımı çağrıştırmaktadır: "Eğitim geliştirilir ve her düzeyde yaygınlaştırılırken, elde var olan her olanak okul öncesinden emeklilik sonrasına dek insan gücünü geliştirmek için mobilize edilecektir" (1995, p.24). Ama diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'nin yaklaşımlarında farklı olan bir kaç öge var. Planda öğrenme değilde eğitim sözcüğünün yeğlenmiş olması yaşam boyu öğrenmede temel olan bireye odaklanmış yaklaşımdan çok geleneksel yönlendirici eğitim anlayışının sürdürüldüğü izlenimini veriyor. Diğer bir husus ise, enformasyon teknolojisinden yararlanmada altyapı ve yazılım geliştirme yönü vurgulanırken içerik ve hizmet sunumu yönlerinin tamamen göz ardı edilmesidir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın WEB sayfasına baktığımızda bütüncül bir yaklaşımdan ziyade, temel eğitimin sekiz yıla çıkarılması, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve kadınların eğitimine önem verildiği izlenimi doğuyor. Doğaldır ki kaynakların sınırlılığı öncelikli alanları belirleme ve onlar üzerinde yoğunlaşma zorunluluğunu yaratmaktadır.
Sekizinci 5 Yıllık Plan çalışmaları büyük bir olasılıkla 1999'da başlayacaktır. 2001-2005 döneminde bilgi toplumuna ulaşmak amacıyla kütüphane ve enformasyon hizmetleri alanında var olan potansiyelden ülkenin yararlanmasını sağlamak için çaba göstermekte yarar olacaktır. Meslek örgütlerinin ve komisyon çalışmalarında görev alacak arkadaşların önetkin bir tavırla gerek bu konuda gerekse mesleği ilgilendiren diğer konularda ilgili komisyonların çalışmalarını izleyerek ve bu komisyonlarla ilişki kurarak bunu sağlamaları hem meslek için hem de ülke için yararlı olacaktır.
Peki halk kütüphalerimiz böyle bir role hazır mı? Kütüphaneciliğin ileri olduğu ülkelerdeki meslekdaşlarımız bir dizi soruya yanıt bulmaya çalışır ve kendilerini bu role nasıl hazırlayacaklarını tartışırken bizim hazır olduğumuzu söylemek herhalde gerçekçi olmaz. Ancak, aynı istek ve ilginin ve ülke gerçekleri doğrultusunda bu role hazırlanmak için potansiyelin var olduğuna inanıyorum.
Kaynakça
1996 the European Year of Lifelong Learning. http://www.vol.it/linguanet/ue/eyinet..htm
Avis, James. "The Myth of the Post-Fordist Society" Knowledge and Nationhood, ed. James Avis et al. London: Cassell, 1996. 71-82 ss.
Blunkett, David. "Forward by the Secretary of State". The Learning Age: A Renaissance for a new Britain. http://www.lifelonlearning.co.uk/greenpaper/index.htm.
http://www.lifelong learning.co.uk
http://www.lifelong-learning.org
Informal Education. "Keywords: Lifelong Learning". http://www.infed.org/wel-lll.htm
Moore, Nick. "Conficius or Capitalism", Cyberspace Divide, ed. Brian D Lauder. London: Routledge, 1998. 149-160 ss.
The National Grid for Learning. http://www.open.gov.uk/dfee/grid/index.htm
The National Information Infrastructure: Agenda for Action. http://sunsite.unc.edu/NII-Table-of-Contents.html
Seventh five-year development plan (1996-2000). Ankara: ESDA, 1995.
Shepherd, Ronnie. "A Renaissance for the profession?" The Library Association Record 100 (May 1998) 5 251-2 ss.
Tonn, Bruce. "Usign the National Inftrastructure for Social Science, Education, and Informed Decision Making : A white paper" . http://sunsite.unc.edu/NII-Table-of-Contents.html
Van Fleet, Connie."Public Libraries, Lifelong Learning, and Older Adults: Background and Recommendations," Public Libraries and Community-Based Education: Making the Connection for Lifelong Learning. Commissioned Background Papers for a Conference Sponsored By The National Institute on Postsecondary Education, Libraries, and Lifelong Learning Office of Educational Research and Improvement U.S. Department of Education. http://www.ed.gov/offices/OERI/PLLI/
Vavrek,Bernard. "Rural and Small Libraries: Providers for Lifelong Learning," Public Libraries and Community-Based Education: Making the Connection for Lifelong Learning.
Commissioned Background Papers for a Conference Sponsored By The National Institute on Postsecondary Education, Libraries, and Lifelong Learning Office of Educational Research and Improvement U.S. Department of Education. http://www.ed.gov/offices/OERI/PLLI/