Free Web Site - Free Web Space and Site Hosting - Web Hosting - Internet Store and Ecommerce Solution Provider - High Speed Internet
Search the Web

2000'li Yıllarda Bilgi Hizmetleri

 

                                               Selma (Alpay) Aslan

 

 

Bu panelde bir konuşma yapmak için öneri geldiğinde, panelin başlığına baktım ve 1993'den bu yana ne çok konuşmaya 2000 yılına yedi kala, üç kala gibi tümcelerle başladığımı anımsadım.  İşte 2000 yılına ulaştık ve sayım bitti. 2000'ler 1000 yıllık bir dönem. Falcılık yapmaya kalkışmadan önümüzdeki 10 - 20 yıla bakmakta yarar var. Yılbaşından hemen sonra yapılan bir TV programında halktan pek çok kişi 2000'e girdik ama bir şey değişmedi diyordu. Bir gecede her şeyin değişeceğini sanmak zaten hayalperestlik olurdu. Önümüzdeki 20 yıllık dönem bilgi toplumuna geçiş sürecinin devamı olacak. Türkiye için önümüzdeki on yılda gündemde tabii ki bir de AB'ye girmek var. Dolayısıyla konuyu bu perspektiften ele almak istiyorum. Ancak bu ana temamızı değiştirmiyor. Çünkü AB'nin gündeminde de bilgi toplumuna dönüşüm var.

 

AB'ne girişle  ilgili olarak yeni terimler ve ortaklıklara da kendimizi sanırım hazırlamamız gerekecek. "Bellek kurumları" terimine kaçımız aşinayız bilmiyorum. UNESCO yayınlarında zaman zaman taşınabilir kültürel varlıkların geleceğe bir miras olarak korunmasından söz edilirken, kütüphanelerin toplumun belleği olduğunun vurgulanması dikkatimi çekmişti. Ancak Avrupa Topluluğunun müzeler, arşivler ve kütüphaneler için şemsiye bir terim olarak "bellek kurumları" terimini bir süredir benimsemiş olduğunu ben yeni keşfettim. Diğer bir terim ise "içerik". Biz dermelerimizden söz etmeğe alışkınız. Ancak, artık "içerik" terimini de özümsememiz gerekiyor. Yarının sanal ortamına hazırlanırken diğer bellek kurumları ile birlikte bize içeriği oluşturma ve düzenleme konusunda sorumluluk düşüyor.

 

Bilgi çağına geçiş süreci, değişimi sağlayabilmek için sürekli kendini yenileyen, yeni bilgiler edinmeyi bir kültür haline getirmiş bir toplum dokusu gerektiriyor. Burada da bize düşen bir rol var. Yaşamboyu öğrenme programlarında yer almak ve öğrenme merkezleri olarak işlev görmek. Dikkat çekici bir olgu, adeta bir seferberliğe dönüşen bu geçiş çabaları döneminde kurumsal işlevlerde çok esnek bir yaklaşımla açılımlı bir tavrın gelişmesi. Yüksek öğrenim kurumlarının, ya da okulların kütüphaneleri çevre halkına da hizmet vermeye yönelirken halk kütüphaneleri ev ödevlerine yardım özel programları geliştiriyor, yaşamboyu öğrenme merkezlerinin kimileri üniversite, kimileri, halk kütüphanelerinde ya da bambaşka bir kuruluş bünyesinde yer alabiliyor.

 

Bu hızlı değişim sürecinde küresel bilgi ekonomisi düzeni yerleşirken, kütüphaneciler gelişmeleri büyük bir dikkatle izliyor ve hemen görüş bildirip pozisyon almaya çalışıyorlar. Bunun bir örneği Seattle'da geçtiğimiz aylarda olaylı bir biçimde gerçekleşen Dünya Ticaret Örgütü toplantısında yaşandı. Bu toplantıda, Hizmetler alanında Genel Ticaret Anlaşması (Gats) görüşülerek, ekonominin tüm yönleriyle dış rekabete açılması önerilmiştir. IFLA'ya göre vergi gelirleri ile desteklenmeksizin kütüphanelerin, toplumdaki farklılıkları yansıtan çeşitli materyalleri sunma yoluyla oynadıkları demokratik kuruluş rolü tehlikeye düşecektir.  Ağustos ayında Kudüs'te yapılacak olan IFLA Konferansı'nda Telif Hakları ve Diğer Yasal Konularla ilgili Komite bu konuyu görüşecek.  IFLA kütüphane ve diğer kültür kurumlarının bu anlaşma kapsamı dışında tutulmalarını ya da özel bir anlaşma yapılmasını sağlamaya çalışıyor (Libraries …, 1999, s. 134).

 

Böylesi bir etkin tavır, genel politikaların kütüphaneler bağlamında yorumu ve oynayabilecekleri rolle de ilgili olabiliyor. Örneğin, İngiltere'de 1999'da hükümetin yayınladığı "Devletin Modernleşmesi" konulu politika belgesine ve "Bölgesel Kalkınma Ajansları"nın kuruluşuna, Kütüphane ve Enformasyon Komisyonu süratle yanıtlar hazırlayarak pozisyon belirlemeye çalışmıştır (Cabinet…, 1999; Informing …, [1999]).

 

Kimi zaman da önetkin bir tavırla yetkilileri harekete geçirme çabalarına tanık oluyoruz. Tüm Avrupa'da kütüphanecilerin heyecanla karşıladığı kısaca Ryynanen Raporu diye anılan, AB Kültür, Gençlik, Eğitim ve Medya Komitesi'nin 1998'de hazırladığı rapor bunun güzel bir örneğini teşkil ediyor.

 

Bu noktada, AB'de bilgi hizmetleri konusunda yapılan çalışmaları kısaca özetlemek istiyorum  Avrupa Parlamentosunda kütüphaneler lehine ilk stratejik açıklama 1984'de yapılmıştı. Öneriyi yapan kişinin adıyla anılan "Scwencke kararı" , bir "Avrupa Kütüphanesi" kurulmasını tavsiye ediyor ve Komisyonun harekete geçmesini istiyordu. 14 yıl sonra ikinci bir karar yukarıda da sözünü ettiğim Ryynanen Rapor'nun benimsenmesi oldu.  Kütüphanelerin toplumsal, eğitsel ve ekonomik rolüne odaklanmış olan rapor, Avrupa Komisyonunu ve Avrupa ülkelerini, kütüphanelerin bu rollerini canlandıracak çalışmalara davet ediyordu. Her ne kadar Parlamento'nun rolü Komisyon'a tavsiye mahiyetinde olup Komisyon bu konuda bir kararname çıkarmamışsa da, bazı gelişmeler olmuştur ve yakında raporun hiç değilse bir "komünikasyon" olarak resmileşmesi söz konusudur.

 

Biraz geriye dönecek olursak 80'lerin sonlarına doğru AB Kültür Bakanları Konseyi Kütüphaneler Programını başlatmıştır. Bu program, Parlamento'nun önerdiği gibi bir ülkelerüstü elektronik kütüphane kurmayı amaçlamamış, ulusal ve bölgesel ağlar yoluyla işbirliği yapılmasını özendirmeyi ve ulusal politikaların gelişmesine katkıda bulunmayı hedeflemiştir. 1990'da 3. Çerçeve Programının bir parçasına dönüşen Kütüphaneler Programı şunları hedefliyordu:

 

·         Coğrafik farklılıklar göz önüne alınarak AB'nin her yerinde çağdaş kütüphane hizmetlerinin mevcut ve erişilebilir hale getirilmesi

·         Bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) nin kütüphanelere maliyet etkin biçimde daha hızlı olarak girmesi

·         Kütüphaneler arasında kaynak paylaşımı için standartların belirlenmesi

·         Kütüphane ulusal politikalarının uyumlandırılması ve yakınsaması.

 

Bu program altında dört hareket çizgisi belirlenmiştir:

 

·         Bibliyografyaların bilgisayar ortamına aktarımı: Bu, etkenlik ve kaynak paylaşımını hedefler

·         Kütüphane ağlaşması ve sistemlerin birbirine bağlanması

·         Yeni kütüphane hizmetlerinin başlatılması: BİT kullanımı ile maliyet etkin hizmetler sunulmasına yöneliktir

·         Teknoloji tabanlı kütüphane ürünleri ve araçları: Özel sektörle çalışarak kütüphanelere özgü ürünler pazarının canlandırılmasını amaçlar.

 

Önerilen projelerin kalitesi zaman içinde yükselmiş ve dermeye dayalı bir yaklaşımdan erişimi temel alan hizmetlere geçişe odaklanarak yapılan çalışmalar, 4. Çerçeve Programı'na temel oluşturmuştur. 4. Çerçeve Programında, Telematik Uygulamaları Programı altında yer alan Kütüphaneler Programı, 3. Çerçeve Programını pekiştirmenin yanında, AB'de ekonomik, toplumsal ve kültürel yaşamı desteklemek  üzere bir modern kütüphaneler altyapısı kurma perspektifi de taşıyordu. Bu kez üç hareket çizgisi belirlenmişti:

 

·         Ağ temelli kütüphane içi sistemler: özel sektör bağlantılı ve etkin hizmetler için etkin araçlara odaklıdır.

·         Kütüphanelerarası işbirliği ve ağlaşma

·         Ağ üzerindeki bilgilere kütüphanelerden erişim: Kütüphanenin bilgiye erişimde aracı rolüne odaklı, enformasyon altyapısı ile ilgili diğer ortaklarla güçbirliği yapılmasına yöneliktir.

 

Hem teknoloji uygulamaları, hem de yeni hizmetler açısından 1990-98 yılları arasında gerçekleştirilen projelere baktığımızda şöyle bir tablo ile karşılaşıyoruz:

 

·         5 çağrıya karşılık 3023 katılımcı ile 820 proje başvurusu yapılmış,

·         Maliyeti paylaşılan 82 Araştıma ve Teknolojik Geliştirme (R&TD) projesi başlatılmış,

·         100 etkinlik (action) finanse edilmiş,

·         431 kurumdan 624 katılımcı projelerde çalışmış,

·         23 teknik araştırma yürütülmüştür.

·         Bütçe

·         1990 - 94         23 milyon ECU

·         1994 - 98         30 milyon ECU

 

Avrupa'da 90'000'ni aşkın kütüphane olduğu düşünülürse doğal olarak bunların çok azının projelere katılabildiği ortaya çıkıyor. Ancak, yeniliklerde önde giden kurumlar yanında gerçekten yeni bazı hizmetleri başlatmaya gereksinimi olan kütüphanelerin de projelere katılabildikleri görülür.

 

Katılım ve başarı düzeyi, ulusal altyapı ve her bir ülkedeki durumla yakından ilgilidir. Kütüphane ürünleri pazarında daha çok KOBİ'ler çalışmakta olup bunların risk alma olanakları sınırlı, ilgileri ise kısa dönemli kazançlara yöneliktir. Bu nedenle programın özel sektörle ilgili kesimi ancak ek finansman desteği sağlandıktan sonra biraz canlanabilmiştir. Bunun sonucu ise rekabetin artması, maliyet/yarar analizinin öneminin daha iyi kavranması olmuştur. Bu konuda ileride çalışmalar yapacaklara ışık tutacak önemli belgeler ortaya çıkmıştır.

 

Bütün bu projeler Avrupa'nın kuzeyi ile güneyini birbirine yaklaştırmış ve ortakların % 67'si projeleri bittikten sonra da işbirliğini sürdürmüşlerdir. 1000'nin üstünde analiz, belge, yazılım spesifikasyonu, rapor gibi çoğuna herkesin ulaşabileceği sonuçlar ortaya çıkmıştır. Ancak geliştirilen prototiplerin ürüne dönüştürülmesi, sürdürülebilmeleri ve yaygın kullanımlarının sağlanması konularında sorunlar vardır.

 

Ulusal düzeyde gelişme sağlanması da kolay değildir. AB ülkelerinin bu konuda uyumlandırılmaları ve AB'nin inisiyatif alması mümkün değildir. Bununla birlikte program bir canlanma ve tartışma ortamı sağlamış ve pek çok ülkede ulusal düzeyde finansman sağlanabilmiştir. Kütüphaneler Programının iki anahtar sözcüğü "katalize etmek" ve konsolide etmek"ti. 5. Çerçeve Programında ise anahtar sözcükler "bütünleşme", "yayılma" ve "yakınsama"dır (Merola, 1999).

 

Halen uygulanmakta olan 5. Çerçeve Programı'nda kütüphanelerle ilgili ayrı bir program yoktur.  Kütüphaneler için proje fırsatları Bilgi Toplumu Genel Direktörlüğü'nün yürüttüğü  Bilgi Toplumu Teknolojileri Programı çerçevesinde mevcuttur. Bu programın "Çoklu Ortam İçerik ve Araçları" konulu 3. Ana Etkinlikleri altında "Bilimsel ve kültürel mirasa erişim" ve "kültürel mirasın sayısal ortamda korunması" alt programları  kütüphanelerin içerik geliştirme alanında projelerini kapsayacaktır (Johnson, 2000). Ancak şunu da belirtmekte yarar var ki çeşitli konulardaki programlar bilgi unsuru taşımakta olup konu bazında dağınık biçimde proje olanakları da mevcuttur. Türkiye, şimdilik yalnızca Akdeniz ülkelerine yönelik olan MEDA kapsamında, projelere finansman destekli olarak katılabilmektedir. AB ile yapılacak anlaşmaları fırsat yakalamak için yakından izlemekte yarar vardır. Ancak bir noktaya daha dikkat çekmek isterim. AB projelerinde finansman kısmi olup ülkelerin de katkıda bulunması gerekmektedir. Bu nedenle Avrupa'nın diğer ülkelerinden meslekdaşlarımızla adaylık aşamasında ortak projelerde çalışabilmek için anlaşmalar öncesinde lobi yaparak gerekli ortamın hazırlanmasına yönelik çabalar göstermekte yarar olacaktır. Kurumsal düzeyde olan bu katılımlarla ilgilenen meslekdaşlarımız için Ankara Şubesi'nin yakında düzenleyeceği bir programda daha ayrıntılı bir sunum yapacağımı bu vesile ile duyurmak isterim.

 

Avrupa'nın geliştirmek istediği çok kültürlü bilgi toplumuna Türkiye'nin de katkıda bulunabileceği günler yaklaşıyor diyebiliriz. Bu nedenle kendimizi bu çerçeveye yavaş yavaş oturtmamızda yarar var. AB'de son yıllarda yapılan çalışmaları yönlendiren gelişmeleri Kütüphane, Enformasyon ve Dokümantasyon Dernekleri Avrupa Bürosu EBLIDA şöyle belirlemiş:

 

·         BİT alanındaki yeni gelişmeler

·         Küreselleşme

·         Yakınsama : çeşitli ağlar üzerinden benzer hizmetlerin sunulması

·         Yakınsama: arşivler, kütüphaneler ve müzelerin bir bütünlük içinde ele alınması

·         AB'nin kendi çalışmaları ve bu konudaki araştırmalar

·         Kütüphanelerin bilgiye erişimde bir hizmet noktası olarak rolü (Schleihagen, 2000)

 

Bu gelişmeler doğrultusunda EBLIDA'nın lobi yapmak için belirlediği ve üzerinde yoğunlaştığı konular ise şunlar:

 

·         Telif hakları yasalarındaki değişiklerin kütüphane hizmetlerini daha sınırlı duruma düşürmemesi için iyi dengeler oluşturulması,

·         Elektronik belgelerin lisanslarında denge sağlamak,

·         Kütüphanelerin geleneksel kültürel rollerini sürdürebilmeleri,

·         Düşünce özgürlüğü ve bilgiye serbest erişim,

·         Kamu bilgilerine erişim,

·         Elektronik yayınları da kapsayacak biçimde derlemenin genişletilmesi,

·         Meslek elemanlarına yeni bir profil : hizmet içi eğitim,

·         Güncelleştirilmiş yasal düzenleme ve politikalar,

·         AB bilgi toplumunun geliştirilmesine katkı (Schleihagen, 2000).

 

AB'nin, "Avrupa kültür endüstrisi ve kurumlarının geleceği, BİT'in yol açtığı yapısal değişime hızlı ve etkin biçimde ayak uydurabilmelerine ve kaliteli, farklılıkları yansıtan sayısal içerik ve hizmetler sunabilme kapasitelerine bağlıdır." (Merola, 1999) biçimindeki saptaması sanırım artık bizleri de bağlıyor.

 

Türkiye'de son yıllarda meslek grubu olarak üzerinde yoğunlaştığımız konuları gözden geçirecek olursak Avrupalı meslekdaşlarımızdan çok da uzakta olmadığımız ortaya çıkıyor. Belki onların ne yaptığını biraz daha yakından izleyerek ve onlarla ortaklıklar kurarak, bilgi toplumuna giden yolda topluma gereksinimi olan hizmetleri sunmak için çabalarımız sürecek.

 

Kaynaklar

 

"Cabinet Office policy Statement - Modernising Government (Cm 4310). LIC Response, 20 July 1999". http://www.lic.gov.uk/publications/responses/modresp.htr

 

"Informing regional develeopment: how library and information services can help Regional Development Agencies". http://www.lic.gov.uk

 

Johnson, Rosalind. 2000. "The Commission's Directorates-General: overview of the key DGs". European Union Workshop, The British Council, 16-18 February 2000. Basılmamış sunum notları.

 

"Libraries  trading places", 2000. The Library Association Record, 101 : 3 : 134.

 

Merola, Giovanna. (1999). "Overview of the Telematics for Libraries Programme: key issues and achievements". Consolidating the European Space, DG Information Society Cultural Heritage Applications Unit, Luxembourg, 117 - 19 November 1999. http://www.echo.lu/libraries/events/FP4CE/speech/merola.html

 

Schleihagen, Barbara. 2000. "Information and Libraries Sector in the EU: current issues", European Union Workshop, The British Council, 16-18 February 2000. Basılmamış sunum notları.